Tarih: 07.08.2019 01:09

Çocuk Mu Kariyer Mi?-

Facebook Twitter Linked-in


Bu ikilem kadınları genellikle oldukça zorda bırakıyor çünkü işini seçen kadın kendini kötü bir anne olarak düşünürken, çocuğunu ve evini seçen kadın ise genellikle kendini ekonomik özgürlüğü olmayan, asosyal biri olarak görüyor.
Daha mükemmelliyetçi olan ve ben süper kadın olacağım diyen kadınlar ise ?´hem çocuk yaparım, hem kariyer´´ diyor ve ikisini bir arada yürütmeye kendini adıyor. Ancak günümüzde bunun pek de kolay olmadığı malum, bu durum ise kadınları zaman zaman psikolojik sorunlara itebiliyor. Doğrusunu söylemek gerekirse, çoğu kadın bunu kendisi isteyerek değil, toplum baskısının altında ezilmemek için yapıyor.


Yoğun Tempo

/resimler/2018-11/14/1238433836205.jpg

 

 

 

Toplumumuzda kadınlara öncelikle anne olması söylenir ve bu eskiden beridir gelen bir gelenektir. Bu gelenek doğru olması açısından, bir bakıma da kadınlarda kendi seçimlerini yapma özgürlüğünü kısıtlıyor. Özellikle Türk toplumundaki aile yapısını düşündüğümüzde ev işleri tamamen kadının sorumluluğu altında oluyor ve bu da kariyerini seçen kadını çok zorluyor. Çünkü hem yoğun iş temposuyla uğraşmak hem de ev işleriyle ilgilenmek kadınlarda strese ve kızgınlık haline yol açıyor. Çocuğunun en ufak bir sorunu bile olduğunda bunu anne kendisine bağlıyor, bir hata yaptığını düşünüyor ve ihmalkar olduğu için kendisini suçlamayı yeğliyor.


Uzmanların Bu Konuya Bakış Açısı Ne?

Uzmanların görüşlerine göre, kadınlara toplumda atfedilen birçok rol var. Evinin kadını olmak, evlat olmak, eşinin karısı olmak ve dahası gibi. Bir tarafta bunların hepsini en iyi şekilde yerine getirip kendini zorlayan kadınlar varken, bir tarafta da sadece bir rolü üstlenip onu layıkıyla yerine getirmeye çalışırken diğer konuların hiçbirinde başarılı olamayacağını düşünen kadınlar var. Halbuki bu iki durum da yanlıştır ve gerçekleştirmesi zordur.


Sakin Olmalısınız

/resimler/2018-11/14/1239570873575.jpg

 

 

Kadın kendisi için uygun olan zamanda tüm yoğunluğunu kariyerine verebilir ve orada başarılı olabilir, çocuk sahibi olmak istediği zaman ise kariyerini ikinci plana atıp bebeğinin ihtiyaçlarını, bakımını, ilgisini üstlenebilir ; bir zaman sonra ise yeniden kariyeri için girişimlerde bulunmaya başlayabilir. Yanlış olan davranış, kariyerinde yükselmek için çocuğunu ikinci plana atmak, çocuğunun annesine ihtiyacı olduğu zamanlarda onunla ilgilenmemek, bakımını üstlenmemek ve tam tersi durumda da çocuğu olduğu zaman hayattaki diğer her şeyden elini ayağını çekmektir. Çünkü bu iki süreç sonrasında da kadınların hissettikleri şey büyük oranda pişmanlık olacaktır. Bu durumda yapmanız gereken şey sabırlı olmak, her şeyin zamanla yola gireceğini fark etmek ve buna göre hareket etmektir.
Türkiye´de ve aynı şekilde dünyada kadınların üniversite okuyup sonrasında iş hayatına girmesi çok yaygınlaşıyor. Bu durum evlenme ve çocuk yapma yaşını da ileri attığından dolayı, kadınlar hamilelik kararını verene kadar çalıştıkları yerde yer edinme ve yükselme şansı yakalıyorlar. Kadınları ikileme sürükleyen süreç ise işte tam da burada başlıyor : ?´Hamile kalmam işimdeki konumumu riske atar mı?´´ ?´Doğum iznimi kullanmam beni işten atmalarına sebep olur mu?´´ ve ?´ Çocuğuma bakıcı tutarsam bu kötü olur mu?´´


Kötü Anne Mi?

Birçok annenin aklına ?´İşe zaman ayırmam kötü bir anne olduğum anlamına mı gelir?´´ sorusu geliyor. Ne yazık ki birçok bilimsel araştırma verileri pek de kadınları rahatlatacak sonuçlar içermiyor. Yapılan çalışmalar, aynı kadın yöneticinin eğer görünür şekilde hamileyse daha az güvenilir ve daha az çalışkan ve hatta daha az mantıklı olarak göründüğünü söylüyor. Maalesef aynı şekilde çocuklu annelerin daha az çalışkan ve daha yeteneksiz göründükleri şeklinde bir yargı da mevcut. Aynı özelliklere sahip ve aynı konumda çalışan çocuklu kadınlar diğer iş arkadaşlarına nazaran daha az maaş alıyorlar. Bebekler ve küçük yaştaki çocuklar tabii ki anneleriyle birlikte olmak, onlarla zaman geçirmek isterler ancak kadının evde oturup sadece çocuk bakması da kadının kendi ayakları üzerinde durmasını engelleyen bir faktör ve aynı zamanda kadının kendine güvenini de kıran bir durum. Bu nedenle kadınların kendi ayakları üzerinde durabilmesi ve kendisine güveninin olması çok önemli. Bu durumun karı koca ilişkisi üzerindeki olumlu etkisini de tartışmaya gerek yok. Çalışan annelerin en önemli sırlarından biri ev işleri, yemek yapmak gibi konularda daha az mükemmelliyetçi olmak ve mümkünse gelecek yardımı kabul etmek, bunlardan arta kalacak zamanla çocuk ve eşle geçirilen zamanı artırıp hayatını daha keyifli hale getirmeye çalışmaktır.

 

 

 




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —